CİNSİYET VE CİNSELLİK

CİNSİYET VE CİNSELLİK
User Rating: 0 (0 votes)

Cinsiyetten ve cinsellikten söz etmek anne babaları çoğu zaman oldukça tedirgin eden bir konudur. Ancak unutmamak gerekli ki çocuğunuzla cinsiyet ve cinsellik üzerine konuşmanızın onun sağlığı açısından gerekli ve önemlidir.

Çocuğunuzla bu konular üzerine konuşurken diğer her hangi bir şeyden konuşur gibi rahat olmanızda fayda var. Ancak kendinizi sakin hissetmek zorunda değilsiniz. Cinsellik yapısı gereği heyecan uyandıran bir eylemse çocuğunuza da bunu ifade edebilir, heyecanınızı yansıtabilirsiniz. Aksi halde tedirgin, gergin, donuk bir şekilde ve üstün körü konuşursanız çocuğunuz cinsiyetten ve cinsellikten bahsetmenin olağan dışı bir şey olduğunu düşünebilir. Bunun da tehlikeli denilebilecek durumlara yol açması olasıdır. Çocuğunuz cinsiyetinin ve cinselliğinin bastırması gereken olgular olduğunu düşünebilir. Bu sebeple de ilerleyen yaşlarında cinsel heyecanlarını saklamayı alışkanlık haline getirip duygulanmayı bir zaaf olarak görerek reddedebilir.

Çocuklarda cinsel merak çocuk daha bir yaşındayken uyanır. Bu, çocuğun anne memesini emmesiyle başlar, dışkılama faaliyetinde bulunurken keyif alması ve cinsel organlarını keşfetmesiyle de devam eder. Dışkılayan çocuk vücudundaki kimi kasların varlığını, bu kasları kullanmayı, isteğince hareket ettirebilmeyi öğrenmeye başlar. Bu, çocuğa zevk verir. Hatta kimi zaman aldığı zevkten ötürü çocuk tuvaletini dayanabildiği son noktaya kadar tutmak ve kaslarındaki gerilmeyi hissetmek ister. Dışkıladıktan sonra da vücudundan çıkan dışkıyı şaşkınlık ve zevkle inceler. Hatta her şeye dokunarak merakını gidermeye çalışan çocuk dışkısına da dokunma ihtiyacı içine girebilir. Bu çocuğa cinsel bir zevk verir.  Bu noktada çocuğa temizlikle ilgili bilgilendirmeler yapılabilir. Ancak aile kesinlikle çocuğa iğrenç, utanılacak bir şey yapıyormuş hissini vermemelidir. Bunun yerine çocuğun ilgisi oyun hamurları, çamur gibi arzusunu yöneltebileceği oyun malzemelerine yönletilebilir. Böylelikle çocuk yaptığı şeyin onu dışlayacak/aşağılayacak bir şey olmadığını anlayacak ancak kabul görmeyeceğini fark etmeye başlayacaktır.

Unutmamak gerekli ki çocuklar yoksun bırakıldıkları eylemleri en kısa zamanda şiddetle tekrarlamak isterler. Bu, çocuğunuzun istediği her şeyi yapmasına müsaade edeceğiniz anlamına gelmiyor elbette. Eğer çocuğunuzun yapmasının ona zarar getireceğine inandığınız bir davranışı varsa bu davranış üzerine onunla konuşmaktan çekinmemelisiniz. Ancak didaktik, müdahaleci bir yöntem kullanmak yerine adeta ortak akıl yürüterek cevapları çocuğunuzun bulmasına fırsat sağlamalısınız.

Çoğu aileyi çocuklarıyla gerçek anlamda konuşmaktan alıkoyan şeyden birisi de çocuğunun sorularına cevap veremeyecek olma korkusudur. Eğer çocuğunuz size cevabını bilmediğiniz yahut nasıl açıklayabileceğinize emin olamadığınız sorular soruyorsa telaşa kapılmayın. Çocuğunuza size yönelttiği sorunun çok önemli, güzel ve zor olduğunu, cevap vermek için biraz zamana ihtiyacınız olduğunu, dikkatli bir şekilde cevabı araştırıp anlatacağınızı söyleyip güzel sorusundan dolayı çocuğunuzu tebrik edebilirsiniz. Böylece hem çocuğunuzun merakını teşvik etmiş olursunuz hem de araştırmacı kimliğinizi göstererek çocuğunuza bu konuda örnek teşkil edersiniz.

Bir çocuğun her şeyi biliyormuş gibi davranan bu sebeple de bir parça ikiyüzlü olan bir anne baba yerine, her şeyi öğrenmek istercesine araştırmaktan çekinmeyen meraklı bir anne babayı tercih ettiğine inanıyorum.

 

By Ezgi
Merhaba! Ben Ezgi! Çocuklarda düşünce gelişimi üzerine çalışmalar yapmaktayım. Türkiye, Fransa ve Belçika’da sanat atölyeleri, çocuk gelişim merkezleri ve kültür vakıflarında asistan, eğitmen, danışman ve atölye lideri olarak görev aldım. 6 aydan 13 yaşa kadar olan çocuklarla oyun, sanat, bilim, kültür, felsefe ve yemek pişirme atölyeleri düzenledim. Ulusal ve uluslararası kültür, sanat, edebiyat ve sosyal bilimler dergilerinde yazarlık, çevirmenlik, redaktörlük ve editörlük görevlerinde bulundum. Şu anda profesyonel hayatımı reklamcı olarak sürdürüyorum. Çocuklarla ve büyüklerle yaptığım çalışmaları ise birbirine çok benzetiyorum çünkü ikisinde de adeta dünyayı yeni baştan yaratıyoruz! Bu blogda edindiğim tecrübeleri paylaşarak sizlere yeni fikirler vermeye çalışacağım. Yazdıklarımın bir çocuk gelişimcisi, pedagog,tıp uzmanı yahut anaokulu öğretmeninden ziyade bir çocuk felsefecisinin çocukta düşünce gelişime dair hayat ve oyun fikirleri olarak değerlendirilmesi daha doğru olur. Herhangi bir kimseye faydası olması dileğiyle, Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>