EVDEKİ KİMYASALLAR

EVDEKİ KİMYASALLAR
User Rating: 0 (0 votes)

Hastalıklarla savaşmak için evlerimizi temizliyoruz. Ancak evlerinizi temizlemek için kullandığınız malzemelerin temizlemeye çalıştığımız şeylerden çok daha tehlikeli olduğunu bilseydiniz ne yapardınız?

Bilim ve Teknik Dergisi Kasım sayısında evdeki temizlik maddelerini incelemişti. Araştırma dosyasından aldığım notları paylaşmak isterim.

Günümüzde her evde ortalama 15-30 litre temizlik ve kozmetik malzemesi ve bunların barındırdığı 150den fazla kimyasal madde bulunuyor. Kimyasal maddeler bozunmaya karşı oldukça dayanıklı oldukları için çevrede ve vücutta uzun yıllarca kalma eğilimindeler. Kimyasallar yağ dokumuz içinde depo ediliyor. Ev temizlik ürünleri ve kozmetik ürünlerde kullanılan kimyasallar öncelikle üreme sistemimizi etkiliyor. Çünkü üreme sistemimiz vücudumuzdaki tüm sistemler içinde en hassas olanı. 1000den fazla kadın üzerinde yapılan araştırmaya göre bu maddelere maruz kalan kadınların gebe kalma ihtimalleri diğer kadınlara göre çok daha düşük. Ayrıca bu kimyasallar alerjilere, doğum kusurlarına, kansere ve psikolojik rahatsızlıklara neden oluyor.

Son 10 yılda kimyasalların hayatımıza daha fazla girmesiyle birlikte çocukluk kanserlerinde %28, astım vakalarında %42lik bir artış gözlenmiş. Çocukları doğmadan önce evlerinde veya bahçelerinde zararlı organizma öldürücüleri kullanan ailelerin çocuklarında lösemi görülme riskinin de daha yüksek olduğu tespit edilmiş.

  • Temizlik ürünlerini almadan önce şüpheci olmalıyız.

Her ne kadar temizlik ürünlerin çoğunda “tehlikeli” işareti olsa da hepsi de marketlerdeki raflarda yerlerini almaya devam ediyorlar. Evlerde bulunan en tehlikeli 3 temizlik maddesiyse şunlar: Lavabo açıcılar, fırın temizleyiciler, asidik tuvalet temizleyiciler. Bu ürünleri alırken ek bir hassasiyet göstermemiz gerekmekte. Evlerimizde bu ürünleri bulundurmak zorunda değiliz. Hepsinin daha güvenli alternatifleri bulunuyor. (Denediğim bir yöntemi sizlerle paylaşmak isterim. Fırın temizleyici kullanmak yerine kirli olan fırın tepsilerini suyla ıslatıp üzerine üzüm sirkesi döküp bekletebilirsiniz. Ilık suyla yıkadığınızda tepsiye yapışmış olan kirlerin kolayca çıktığını göreceksiniz. Ayrıca sirke mikrop öldürmede de birçok temizlik ürününden çok daha etkili.)

  • Ürün etiketlerindeki “zehirsizdir” ifadesine itibar etmemeliyiz.

Çünkü doğada tek başına zehir denen bir madde yoktur. Hayat içeceğimiz olan su bile fazla miktarda tüketildiğinde insan vücudu için öldürücü bir etkide bulunur. Zehir olan şey miktardan başka bir şey değildir.

  • Aromatik kokular içeren ürünleri tercih etmemeliyiz.

Çünkü bu şekilde ürünün rahtsız edici kokusunu hissetmeyerek ürünü daha uzun teneffüs edebiliriz. Kötü koku aynı zamanda ürünü koklamanın bize zarar verdiğini gösteren bir uyarıdır.

  • Temizlik ürünlerini çocukların ve evcil hayvanların erişemeyecekleri yerlerde saklamalıyız.
  • Temizlik ürünlerini birbirleriyle karıştırmamalıyız.

Klorlu beyazlatıcı, tuvalet temizleyici ve pas çözücü gibi asitli ürünlerin karıştırılması sonucu zehirli olan klor gazı oluşur. Bu gazı teneffüs etmek ciddi zehirlenmelere yol açabilir. 

  • Oda spreyi kullanmamalıyız.

Bunu yerine evimizi daha sık havalandırmalı ve kötü kokunun kaynağını bularak onu yok etmeliyiz.

 

By Ezgi
Merhaba! Ben Ezgi! Çocuklarda düşünce gelişimi üzerine çalışmalar yapmaktayım. Türkiye, Fransa ve Belçika’da sanat atölyeleri, çocuk gelişim merkezleri ve kültür vakıflarında asistan, eğitmen, danışman ve atölye lideri olarak görev aldım. 6 aydan 13 yaşa kadar olan çocuklarla oyun, sanat, bilim, kültür, felsefe ve yemek pişirme atölyeleri düzenledim. Ulusal ve uluslararası kültür, sanat, edebiyat ve sosyal bilimler dergilerinde yazarlık, çevirmenlik, redaktörlük ve editörlük görevlerinde bulundum. Şu anda profesyonel hayatımı reklamcı olarak sürdürüyorum. Çocuklarla ve büyüklerle yaptığım çalışmaları ise birbirine çok benzetiyorum çünkü ikisinde de adeta dünyayı yeni baştan yaratıyoruz! Bu blogda edindiğim tecrübeleri paylaşarak sizlere yeni fikirler vermeye çalışacağım. Yazdıklarımın bir çocuk gelişimcisi, pedagog,tıp uzmanı yahut anaokulu öğretmeninden ziyade bir çocuk felsefecisinin çocukta düşünce gelişime dair hayat ve oyun fikirleri olarak değerlendirilmesi daha doğru olur. Herhangi bir kimseye faydası olması dileğiyle, Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>