MARTENİÇKA

MARTENİÇKA
User Rating: 0 (0 votes)

Marteniçka! Bir bileklikten yahut ip parçasından çok daha fazlası, küçük bir dilek hakkı…

Bulgar arkadaşım Diana Brüksel’den ayrılırken bana küçük bir paket verdi. Bunun Bulgar mitolojisinin önemli ve yaşayan bir ögesi olduğunu söyledi.

İçinde gizem barındıran bu küçük paket bende o kadar heyecan uyandırdı ki!

Diana’nın bahsettiğine göre,

  • Marteniçkalar el yapımıdır,
  • İçindeki beyaz huzuru, kırmızı hayatı temsil eder,
  • Asla satın alınamaz,
  • Yalnızca hediye edilebilir,
  • Mütevazi bir dilekle bileğe bağlanır,
  • Baharda çiçek açan ilk ağaç dalına bağlanır ve yeterince beklenirse dilek mutlaka gerçekleşir…

Diana bana bunları anlattıktan sonra elime bir paket daha uzattı. Bu da sevdiğin bir kimseye hediye etmen için küçük bir dilek hakkı dedi. Paketi cüzdanımda sakladım. Kime vereceğimi dilemedim, bu küçük dilek hakkını boşa harcamaktan korktum.

Nadiren okulun küçük ve hiç ısınmayan müzik odasında görüp gülümsediğim, ve bir çok defa da sahnedeyken sesini hayranlıkla dinlediğim uzak ama yakın birisi var. Bir gün “Bu sene benim için bir şey dileyecekseniz annem ve babam için sağlık dileyin, evet başka bir dileğim yok” yazdığını gördüm. Bunu neden yazdığını soracak kadar yakın değildim ancak birgün yollarımız kesiştiğinde ve sabah beni yine gülümseyerek karşıladığında cüzdanımda sakladığım küçük paketi ona vermeye karar verdim. Ailesine huzur ve hayat getirmesi dileğiyle…

Marteniçka’yı hediye etmenin en az almak kadar heyecan verici olduğunu fark ettim o anda. Reklam panolarındaki renkli ışıkların işaret ettiklerinden, zorunluluktan başka, tam da karşındakinin istediği bir hediye Marteniçka.Hayata karşı böyle güzel bir sıcaklık ve motivasyon sağlayan çok az hediye vardır dünyada. Dile ondan ne dilersen! Yeter ki küçük ve mütevazi olsun!

By Ezgi
Merhaba! Ben Ezgi! Çocuklarda düşünce gelişimi üzerine çalışmalar yapmaktayım. Türkiye, Fransa ve Belçika’da sanat atölyeleri, çocuk gelişim merkezleri ve kültür vakıflarında asistan, eğitmen, danışman ve atölye lideri olarak görev aldım. 6 aydan 13 yaşa kadar olan çocuklarla oyun, sanat, bilim, kültür, felsefe ve yemek pişirme atölyeleri düzenledim. Ulusal ve uluslararası kültür, sanat, edebiyat ve sosyal bilimler dergilerinde yazarlık, çevirmenlik, redaktörlük ve editörlük görevlerinde bulundum. Şu anda profesyonel hayatımı reklamcı olarak sürdürüyorum. Çocuklarla ve büyüklerle yaptığım çalışmaları ise birbirine çok benzetiyorum çünkü ikisinde de adeta dünyayı yeni baştan yaratıyoruz! Bu blogda edindiğim tecrübeleri paylaşarak sizlere yeni fikirler vermeye çalışacağım. Yazdıklarımın bir çocuk gelişimcisi, pedagog,tıp uzmanı yahut anaokulu öğretmeninden ziyade bir çocuk felsefecisinin çocukta düşünce gelişime dair hayat ve oyun fikirleri olarak değerlendirilmesi daha doğru olur. Herhangi bir kimseye faydası olması dileğiyle, Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>